FANDOM


John Locke Oceanic 815’den kurtulanların orta bölümündedir. Kazadan önce babası, böbreğini çalmak için onu kandırır sonra pencereden dışarı iter. Omurgası zedelenir. Bu olaydan sonra yaşamının ilerleyen dört yılını belden aşağısı felç ve yaşama amacını arayan biri olarak geçirir. Daha sonra Matthew Abbidon ona Oceanic 815 ile Avustralya’ya gitmesi gerektiğini söyler. Adaya düştüğü zaman aniden felci iyileşir. Bu durum ada ile özel birtakım bağlarının olduğuna inanmasını sağlar. John’un aletleri kullanma, domuzları ve diğer hayvanları avlama konusunda yeteneklidir ve bu yeteneklerini diğer kazazedelere yardım etmek için de kullanır.

Locke bir ambar bulur ve onu açmaya karar verdiğinde ‘’her şeyin bir nedeni olduğuna’’ inanır. Ambardaki düğmeye basmaya başlar ve bunu bir amaç için yaptığına inanır. Fakat Locke sonunda inancını kaybeder ve düğmenin bir şakadan ibaret olduğunu düşünür. Düğmeye basmadığında enerjinin boşaldığını ve bu fikrinin yanlış olduğunu anlar. Yaşamış oldukları Locke’un inancını tekrar kazanmasını; Jack, Kate ve Sawyer’ı Others’lardan kurtarmaya karar vermesini sağlar. Others’ların lideri Benjamin Linus, Locke’ı özel olduğuna ikna eder. Jack ve Juliet’in adayı terk etmemesi için Locke’ı deniz altını patlatması konusunda yönlendirir. Locke Others’larla kalmaya karar verir ve babasını öldürme sınavında Sawyer’ın yardımını alır. Fakat Locke’ın bir tehdit olacağını düşünen Benjamin onu vurur ve Dharma Girişimi’nin üyelerinin olduğu mezarda öylece terk eder. Ada Walt’un sulietine (görünümünde) bürünerek onu kurtarır ve ona adaya kötü insanların geleceğini, yapması gereken işlerin olduğunu söyler.

Jack kurtarılmak için gemiyi arar. John bu olaydan sonra ondan ayrılır ve kendisi ile gelmek isteyen grupla beraber güvenli olan barakalara doğru yol alır. Burada gemiden gelen kiralık askerlerin saldırısına ilk kez uğrarlar. John, Cristian aracılığı ile Jacob ile iletişim kurar ve Cristian adayı kurtarmanın tek yolunun adayı taşımak olduğunu söyler.

Oceanic Altılısı adadan çıkar ve Benjamin adayı taşır. John Others’ların liderliği görevini üslenir fakat adanın taşınması ile birlikte zamanda yaşanan sıçramalardan dolayı bir anda Others’lardan ayrılır. Locke bu olaydan sonra Orchid’i kullanarak adadan çıkar ve Jeremy Bentham ismi ile Charles Wildmore’nin yardımını da alarak adadan gidenleri geri getirermek ve adada yaşanan zaman sıçramalarını durdurmayı amaçlar. Fakat John onları geri döndürmeye ikna edemez. Benjamin Linus onu boğar ve Oceanic Altılısını ikna etmek için John’un ölümünü kullanır.

Cesedi Ajira 316 uçağına yerleştirtirilir ve 2007 yılında uçak adaya düşer. Çarpışmanın ardından Locke dirilir, diğerlerine katılıp Jacob’ı öldürme planı yapar. Ancak cesedi Ajira 316 yolcuları tarafından bulunur ve John Locke’ın aslında ölü olduğu görülür.


Adadan önceki hayatı

Çocukluğu

30 Mayıs 1956’da doğan John Locke Emily Annabeth Locke ve Anthony Cooper’ın oğludur. Annesi 15 yaşında bir trafik kazası geçirir ve Locke 3 ay erken doğar. Bebek John hastalıklarla mücadele etmesine rağmen hayatta kalır ve hemşire bu durumu mucize olarak nitelendirir. Büyük annesi hemşire ile konuştuğu sırada camın arkasından Richard Alpert içeri bakarken görünür.

John bakım evinde büyür. Florance isminde bir bakıcı annesi ve iki kız kardeşi Melissa ve Jeannie vardır ve fare kapanı ile oynayan ismi henüz bilinmeyen bir erkek sütkardeşi vardır. 1961’de, John 5 yaşında iken Richard Alpert, John gibi özel çocukları ziyaret ettiğini söyleyerek onu görmeye gelir. Richard’ın John’un henüz çocukken çizmiş olduğu Siyah Duman’ın bir adama saldırdığı çizimi fark eder. Sonra masanın üzerine birkaç nesne koyar ve John’a bu eşyalardan hangisinin kendisine ait olduğunu sorar. John bıçağı alır ve Richard bunun üzerine hızlıca oradan çıkar. John’un henüz okul için hazır olmadığını söyler. Genç John’un bilimle arası iyi değildir. 1972’de, Richard John’un öğretmeni ile irtibata geçer. Öğretmeni John’u önce kilitlendiği dolaptan çıkarır ve Mittelos Laboratories’in onu bilim kampına davet ettiğini söyler. John ise bilimden çok spordan hoşlandığını belirtir. Öğretmeni bunları yapamayacağını, onun bilim adamı olabileceğini söylediğinde; John: ‘’Bana ne yapamacağımı söyleme!’’ diye yanıt verir.

Yıllar sonra oyuncak reyonunda çalışırken, Locke annesi Emily’nin onu gizlice izlediğini fark eder. Annesi ona babasının olmadığını ve özel olduğunu söyler fakat John yapmış olduğu araştırma sonucunda babasını bulur ve annesinin psikiyatrik problemleri olduğunu anlar. Bilgiler ışığında John babası Antony Cooper’i ziyaret eder. Locke ile avlanırlar, birlikte zaman geçirirler. Bir ziyaretinde babasının diyaliz makinasına bağlı olduğunu ve bu makinanın onun böbreği olduğunu görür. Şefkatli bir yaklaşımla Locke, böbreğini babasına vermeyi teklif eder ve ameliyat öncesi karşılaşmalarının kaderin bir oyunu olduğunu belirtir. Locke ameliyat sonrası uyandığında babası orayı terk etmiştir.

Bu olayın ardından tramva yaşayan Locke’ı annesi ziyaret eder. Tüm bunların babası tarafından onun böreğini almak için henüz tanışmadan önce planlandığını söyler. Locke öfkelenerek babasının evine gider ama bekçi onu içeriye almaz. Locke arabadan iner ve babasına bu ihanetin nedenini sorar.